Kozan'da gerçekleşen ve yoğun ilgi gören panelde konuşan Prof. Dr. Pampal, 6 Şubat depremlerinin Adana depremi olmadığını, asıl tehlikenin yerel faylarda olduğunu vurguladı.
Bölgedeki aktif fay haritasını yorumlayan Pampal, şu kritik uyarıları yaptı:
"Adana'nın özellikle kuzeydoğu kesimindeki Kozan, Feke, Saimbeyli, Aladağ ile biraz daha doğudaki Kadirli, Sumbas, Ceyhan ve Osmaniye aktif faylara çok yakın. Kozan'ın kuzeyinde Akçaluşağı, Bozdoğanuşağı, Gezitdağ ve Yardibi gibi aktif faylar var. Bu faylar 6 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip. Tarihte 1269'da burada yıkıcı bir deprem olmuş. Tehlike maalesef oldukça yüksek."
Prof. Dr. Pampal, konuşmasında gözlerin çevrildiği Marmara Bölgesi'ne de değindi. Marmara Denizi içindeki kırılmamış segmente dikkat çeken Pampal, İstanbul için 7'ye yakın büyüklükte bir deprem beklendiğini yineledi.
Pampal, "Büyükçekmece açıklarından Eminönü'ne kadar olan yaklaşık 30–35 kilometrelik bir parça var. Bu parça kırılmadı ve kırılacak. Tekrarlanma süresi dolmuş görünüyor. İstanbul'un deprem tehlikesi çok yakın" dedi.
Marmara'daki riskin sadece kuzey kolunda olmadığını belirten Pampal, Kuzey Anadolu Fayı'nın güney kolu için de şu tespiti yaptı:
"İznik–Gemlik–Pamukova hattı 1065 yılından beri kırılmamış. Bu fayın 7 ile 7,5 arası deprem üretme potansiyeli var. Kırılması halinde İstanbul, Bursa ve İznik ciddi şekilde etkilenecektir."