Adana’nın Ceyhan ilçesi yakınlarında yükselen Yılan Kalesi, yalnızca bir savunma yapısı değil. Aynı zamanda efsanelerle örülü geçmişiyle dikkat çekiyor. Orta Çağ’da Bizanslılar tarafından inşa edilen kale, Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alıyor.
Toros Dağları‘nın yamaçlarına kurulan kale, Anavarza, Tumlu ve Kozan kaleleri gibi önemli noktaları gözetleyebilecek konumda. Sekiz yuvarlak burçtan oluşan yapı, askeri mühendisliğin bir harikası olarak tanımlanıyor.
Güneydeki ana kapıdan girilen kalede, taş basamaklarla yukarıya çıkılıyor. İçeride bir kilise ve su ihtiyacını karşılayan sarnıç yer alıyor. Askerlerin barındığı alanlar ise kalenin en üst bölümüne kurulmuş.
Rivayetlere göre, efsanevi yılan kadın Şahmeran bu kalede yaşamış. Evliya Çelebi, kaleyi “Şahmeran Kalesi” olarak anıyor. Seyahatnamesinde ise kalede yılan sürülerinden, yılan sokmalarıyla ölenlerden ve boynuzlu yılanlardan bahsediyor.
Bazı anlatımlara göre kalede yalnızca sütle beslenen yılanlar yaşıyor. Efsaneye göre bir gün süt bulunamazsa bu yılanlar Misis’e inerek insanlara saldıracak.
Kale mimarisinde Bizans, Haçlı ve Ermeni etkileri bulunuyor. Özellikle kapı ve pencere tonozları, Ermeni taş işçiliği açısından dikkat çekici. Kalede yer alan Ermenice kitabe, geçmişte yapılan onarımların belgesi niteliğinde.
Üç kapılı girişi, portatif merdivenlerle birbirine bağlanan katları ve zor erişilen iç yapısı sayesinde kale, tarihte fethedilmesi imkânsız yapılar arasında yer alıyor.
Adana şelaleleri, doğa ve tarihi yapılar arasında öne çıkan Yılan Kalesi, turizm açısından büyük potansiyele sahip. Doğa tutkunları, tarih meraklıları ve efsane avcıları için bu bölge eşsiz bir keşif noktası.