TÜMER;CAMİAMIZIN VE MİLLETİMİZİN SESİ OLACAĞIMIZA AHDETMİŞTİK

TÜMER;CAMİAMIZIN VE MİLLETİMİZİN SESİ OLACAĞIMIZA AHDETMİŞTİK

TÜMER, MALUM SEN MEMURUN HAKKINI MASADA SAVUNAMADI

TÜMER, MALUM SEN MEMURUN HAKKINI MASADA SAVUNAMADI

 Türk Enerji Sen Genel Baskani Mustafa Tümer, ülke gündemi ve  Sendikal çalismalar hakkinda öne çikan basliklardan olusan konusmalarinda çarpici degerlendirmelerde bulundu.

 Türk Enerji Sen Genel Baskani Mustafa Tümer, Adana Kamu Sen Il Temsilciliginde bazi sube baskanlarinin katildigi toplantida Iblid’te hayatini kaybeden Aziz Sehitlerimize Allahtan Rahmet dileyerek sözlerine basladi.Dünyanin büyük bir dönüsüm sürecinde oldugunu hatirlatan Tümer, “ Tarih Türk Milletinin omuzlarina yine büyük sorumluluklar yükledi. Gördük ki, Türk Milletinden baska mazlumun hakkini savunacak kimse yokmus” diye konustu.

Tümer,Hepimiz gördük, çatismaya gülerek giden askerimizi görünce tüm dünya dehsete kapildi.  Kimse bilmez, bizim için zalimle cenke gitmek, dügüne gitmek gibidir.   Evet; Türk olmak zordur, bütün dünyayla savasirsin. Ama Türk olmamak daha zordur çünkü Türklerle savasirsin.  Varsa yüregi yeten gelsin, bu vatani bölmeyi denesin. Firat Kalkani Harekati’nda nasil sirtlanlar gibi kaçtiklarini gördük.Zeytin Dali’nda nasil fareler gibi deliklere sindiklerini gördük.  Baris Pinari’nda nasil dize geldiklerini gördük. Türk milleti, askeri ve devletiyle omuz omuza verdiginde, oyunun kurallarinin nasil degistigini gördük. Sinirlarimizda olusturulmak istenen terör koridorunun, kurulmak istenen terör devletinin nasil tarihin çöplügüne süpürüldügünü gördük. 100 yil önce oldugu gibi, masa basinda kurulan hayallerin ömrünün, Türk askeri ile karsilasincaya kadar oldugunu, bir kere daha gösterdik. Bu topraklara dostluk ve kardeslik disinda bir emelle gelenler bilsinler ki, topraklarimiz genis, bundan öncekileri oldugu gibi onlari da gömecek yer buluruz. Türkiye Kamu-Sen olarak, daha kuruldugumuz ilk gün, bir ferdi olmaktan seref duydugumuz, büyük Türk milleti adina, hesapsiz ve hiçbir karsilik beklemeden, her zaman taraf olacagimiza; “Bizim ilkemiz, önce ülkemiz” düsturuyla, tüm varligimizla, milletimizin ve ülkemizin hizmetinde olacagimiza;  Içten ve distan, milletimizin zararina ve devletimizin bekasina yönelik girisimlere karsi duracagimiza; Milletimizin aydinlik gelecegi için varligimizi armagan edecegimize; Türkiye sevdalisi, milli bir sivil toplum kurulusu olarak, camiamizin ve milletimizin sesi olacagimiza ahdetmistik.  Biz, verdigimiz bu sözün sorumlulugu ve bilinci içinde, söz konusu vatan oldugunda, hiç tereddüt göstermeden, birligimizi hiçbir küçük hesaba kurban etmeden, askerimizin ve devletimizin yaninda olduk. Bizim yönümüz, tarafimiz, safimiz hiç degismedi, degismeyecek, degistirmeye de kimsenin gücü yetmeyecek. Diye konustu

 

 20 MILYON VATANDASIMIZI ILGILENDIREN TOPLU SÖZLESME BEKLENTILERI KARSILAYAMADI

 

Hepinizin de yakindan takip ettigi gibi memur ve emeklilerimizin 2020 ve 2021 yillariyla ilgili mali ve özlük haklarinin belirlendigi bir toplu sözlesme süreci yasadiklarini kaydeden Tümer,’’Ülkemizde 3 milyon dolayinda kamu çalisani, 2 milyon kadar da memur emeklisi var. Toplu sözlesmeler, aileleriyle birlikte 20 milyona yakin bir kitleyi dogrudan ilgilendiriyor.  Bu nedenle Türkiye gündeminin tamamen memur olmasi gereken bir dönemde, memurlarin esamesi bile okunmadi. Bizim yetkili oldugumuz dönemlerde toplu görüsme çadirlariyla, basin açiklamalariyla Türkiye çalkalanirdi. Simdi ise ilk ve son günler disinda basinda haber bile olmuyor. Malum-Sen süreci yönetmekte zaten aciz kaliyor. Basiretsizlikleri dagi tasi tutuyor.  Biz, ekonomik ve bilimsel verilere dayanarak taleplerimizi hazirladik. Bildiginiz gibi yatirim araçlarini, yeniden degerleme oranlarini, vergi artislarini, artan harcamalari ve enflasyonu da dikkate alarak bir gelecek öngörüsü yaptik.  Memurlarin kayiplarini belirledik.  Hangi kalemlere, ne kadar zam yapilirsa, bu zararlarin telafi edilecegini hesapladik. Malum-Sen’in de gerçekçi bir taleple gelmesi durumunda, bir müzakere imkâni olacagini düsündük. Ne var ki, toplu sözlesme görüsmelerinin ilk gününden itibaren havanda su dövülmeye baslandi. Bu sözde yetkili konfederasyon, kendi taleplerinin dahi arkasinda durmadi. Toplamda 5 oturum gerçeklestirildi; bunlarin hiçbirinde, tek bir talep dahi müzakere edilmedi. Zaten nüfusumuzun dörtte birini ilgilendiren bu önemli sürecin, tek bir kisinin iki dudagi arasina terk edilmesi basli basina bir garabet unsuruydu. Biz, 1 Agustos’tan itibaren görüsmelerin tek bir yetkili temsilcinin keyfiyetiyle yürütülmesinin dogru olmadigini söyledik. Kamu görevlilerini ilgilendiren hayati konularin dahi masada pazarliga açilmadigini ifade ettik ve gerekli uyarilarimizi yaptik.  “Toplu sözlesmeler normal seyrinde ilerlemiyor” dedik. Masada sayin Bakana da ifade ettik. Eylem yapip basinla da paylastik. Hiç olmazsa, paraya taalluk etmeyen, bütçeye ek yük getirmeyen sözlesmelilere kadro, yardimci hizmetliler, vergi dilimleri, mülakatin kaldirilmasi, servis, kres gibi sorunlarin çözümü, bir yil önce söz verilen 3600 ek gösterge gibi konularin netlige kavusturulmasi gerektigini söyledik.   Isi gücü sov yapmak olan konfederasyon, iki yilda bir kez ayagimiza gelen bu firsati da tepti.  Zaten hizmet kollari taleplerinin de bir arada olmasi, toplu pazarliklarin içinden çikilamaz bir hal almasina ve karmasaya yol açiyor. Yetkili konfederasyonun basiretsiz, korkak ve is bilmez hali, Kanunun aksakliklariyla birlesince bundan önce oldugu gibi besinci toplu sözlesme dönemi de büyük bir fiyasko oldu.  Milyonlarin umutlari, 2021 yilina ertelendi.

 

: HAKEM KURULU HÜKÜMETIN NOTERI GIBI DAVRANDI

 Basindan beri tarafsizligi tartisilan Hakem Kurulu, Hükümetin 2020 için %4+4; 2021 yili için %3+3 teklifini aynen onaylayarak, daha da tartismali hale geldi.  Hakem Kurulu’nda hükümet tarafindan atanan üyeler çogunlukta oldugu için, bu kuruldan Hükümetin teklifi disinda baska bir kararin çikmasi mümkün degildi.  Bu karar, 6 ay için en düsük memur maasina 120 TL, ortalama memur maasina 160 TL’lik bir artis anlamina geliyor. Iste böyle kifayetsizlerin yürüttügü, allayip pulladigi toplu sözlesme süreci, memur ve emeklileri ortada birakti.   Bu vebal, Hakem Kurulu kadar, 21 gün boyunca kendi teklifinin dahi arkasinda duramayan ve müzakereden kaçan yetkili konfederasyonun boynundadir. Bu devran böyle gitmez.  Memur ve emeklilerimizin gelecegi adina, toplu sözlesmeleri katilimci ve sonuç alici bir noktaya tasimak zorundayiz. Masada memurlarin genis bir sekilde temsil edilmesi ve heyetin çogunluguna bagli bir imza sistemine geçilmesi gerekiyor. Itiraz mekanizmalari da yeniden düzenlenmelidir.  Genel toplu sözlesme ile hizmet kolu toplu sözlesmeleri birbirinden ayrilmali. Yoksa is bilmeyen sendikalarla bir yol alinmasi imkânsiz görünüyor. Elbette toplu sözlesme çok önemli ama sendikacilik da toplu sözlesmeden ibaret degil.  Biz, her sekilde mücadelemizi sürdürecegiz.  Gündemimizin ilk sirasinda, kirmizi çizgimiz olan memurluk güvencesinin korunmasi, geçici personel, vekil, sözlesmeli, idari hizmet sözlesmeli gibi istihdam biçimlerinin kaldirilmasi bulunuyor. Bu çerçevede bütün güvencesiz sözlesmeli personelin kadroya geçirilmesi için bir kanun teklifi hazirladik ve Meclis’e sunulmasini sagladik. Bu konudaki mücadelemiz sonuç alincaya kadar devam edecek. Bundan kimsenin süphesi olmasin.     Yardimci hizmetlilerimizi asla unutmadik, daima gündemde tuttuk, tutmaya da devam edecegiz. Özellikle sinif degisikligi ve ek gösterge yardimci hizmetlilerimiz için hayati bir konu; bu konuya bizler de son derece hassas yaklasiyor, her platformda bu talebimizi dile getiriyoruz.

 

 

  BIZ SENDIKACILIGI ASK ILE YAPIYORUZ

 

Türkiye Kamu-Senli olmak bir ask halidir.  Diyen Tümer, Biz, sendikaciligi iste bu ask ile yapiyoruz. Bizim için zafer; basi dik, alni ak, onurlu ve gurur dolu tertemiz bir geçmisi, gelecege aktaran ve gelecekte de yasatacak olan Türkiye Kamu-Sen’in varligidir. Defalarca kez söyledik, anlamamakta israr edenler için tekrar söylemek bize zul gelmez; haksizliga ugradik ama asla haksizliktan yana olmadik. Âlemin adaletle nizama sokulmasi gerektigine hep inandik. Adalet ve hakkaniyetten yoksun merciler, liyakati ayaklar altina alan emek hirsizlari için, bir kez daha sunun altini çizmek isteriz; Türkiye Kamu-Sen’e, Türkiye Kamu-Senlilere, kamu görevlilerine ve mazlumlara yapilan her haksizlik karsiligini bulur. Akbabalar ve çakal sürüleri bilsin ki, disaridan kusatilsak da içimizden vurulsak da Türk milleti dünya durdukça var olacak, Türkiye Kamu-Sen bayragi hep dalgalanacak. Çünkü bu bayrakta umut var; bu bayrakta çocuklarimizin gelecegi, memurumuzun emegi, sehitlerimizin kani var. Bu bayrakta ay yildiz var. Bu bayrakta Türk milleti var. Varligimiz; Akdeniz’in engin sularinda, Irak’in daglarinda, Suriye çöllerinde bu millete kol kanat geren kahramanlara feda olsun.   Genel baskanlarindan, yönetim kurulu üyelerine, il temsilcilerimizden, subelerimize, isyeri temsilcilerimizden, yurdumuzun en ücra köselerindeki üyelerimize kadar hepimiz tek yürek, tek yumruguz. Içerideki hainlere de prim vermeyiz, disimizdaki düsmana da göz açtirmayiz.  Kendi yaralarimizi kendimiz sarariz ve biz sadece ve sadece Türk milletine sariliriz. Biliyoruz ki, bizim varligimiz Devletimizin varligina, vatanimizin bagimsizligina bagli. Bizlere bu güzel vatani ve devletimizi armagan eden basta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaslari olmak üzere, gelmis geçmis tüm sehitlerimize ve gazilerimize minnet borçluyuz. Onlar bu vatan için gözlerini bile kirpmadan ölüme kosan kahramanlardi. Allah hepsinden razi olsun diye konustu.

 

ELIF GIBI DIMDIK DURACAGIZ

 

 Tümer, Su kritik günlerde ülkemiz ve milletimiz basta olmak üzere Islam camiasinin üzerindeki karabulutlarin dagilmasini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Allah en kisa sürede yetkiyi alarak, adaletli ve hakkaniyetli sendikacilik yapmamizi, kamu görevlilerine ve devletimize hayirli hizmetlerde bulunmamizi nasip etsin. Gümbür gümbür geliyoruz. Er, geç, hak yerini bulacak, herkes dogruda bulusacak. Biz verdigimiz söz geregince, dogru yol üzerinde, Allah’tan baska kimseye boyun egmeden, Elif gibi dümdüz duracagiz. Hak yolunda asla susmayacagiz açiklamasinda bulundu.