ANNEM
Annem hangi gün doğduğunu bilmez. Hiç kutlamadık doğum gününü. Annesinin doğurduğu dokuz çocuktan biri. Sanırım yedinci sırada. Annesinin pek az sevdiği bir kız olmuş. Hadi az sevdiği demeyelim de yeteri kadar sevgisini gösteremediği bir çocuk olmuş diyelim. Bir kadın doğurduğu günü bile hatırlamaya değer bulmadığı halde neden dokuz çocuk doğurur ki diye soruyorum kendime? Annem dışında diğer kardeşleri de bilmiyor hangi gün doğduğunu çünkü. ‘’Allah her doğan çocuğun rızkını verir’’ inancıyla dünyaya gelmiştir milyarlarca çocuk. Sadece karnını doyurmakla anne olacağını sanıp da doğuran kadınlar vardır dünya üzerinde. Bir insan doğurmanın koca bir dünya yaratmak olduğunu bilmediğinden dünyayı bu hale getirmiştir milyarlarca kadın.
Annem, babamla evlendiğinde 18 yaşına yeni girmişti,beni doğurduğunda sadece 19. Yani benim yaşıma geldiğinde iki kızı vardı annemin ve biz okula çoktan başlamıştık. Bugüne kadar yaşadıklarımızda en suçsuz annemdi. En çok ezilen,en az sevilen,hep laf duyan,dedikoduları çeken, yokluk içinde azı çok etmeye çalışan hep annemdi. Doğurduğu üç çocuğun doğum gününü de saatini de belki kendisininkini hiç öğrenememiş olduğundan aklında tuttu. Okula başlamadan ve okula giderken sorduğum her soruya verdiği cevaplarla merakımı giderdi ve ben hep daha çok sormak istedim. Ben sordukça annem elinden geldiğince cevapladı Şimdi düşünüyorum da,kendi hayatı ile ilgili kararlarda hiç fikri alınmadığı halde bugüne kadar bu kadar sağlam bir psikolojiyle gelmiş olması bile gözümde büyütüyor onu. Düşünsenize,gencecik yaşta evleniyorsunuz,peş peşe iki çocuk doğuruyorsunuz,onca yoksulluk içinde yaşıyorsunuz ve dünya değiştikçe değişmeyen iki sey oluyor hayatınızda: bir çektiğiniz yoksulluk,iki; evlatlarınıza olan inancınız.
Annemle hiç hayalleri hakkında konuşmadığımızı fark ettim. Oysa her insanın her zaman daha iyi bir hayat hayali vardır,olmalıdır da. Annem,kendi annesinden görmediği sevgiyi bize vermeye çalıştı,hala da elinden geldiği kadar deniyor bunu. Bazen yöntemler yanlış olabiliyor ama büyüdükçe daha iyi anladım ki bir kadın anne olduğunda geçmişteki tüm yaraları kabuk bağlıyor. Sadece her kadın anne olmayı hak etmediği gibi anne olmaya layık milyonlarca kadın anne olamıyor. Bu da hayatın başka bir çelişkisi!
Bugün bir anne olarak ne kadar başarılıyım bilmiyorum. Hayatta en büyük dileğim anne olarak evladımla asla başka türlü olsa daha mı iyi olurdu demeden yaşamak. Bütün annelerin ama en çok da beni doğuran ve bugün ben olmamdaki katkıları için ne kadar teşekkür etsem de az kalacak annemin annler günü kutlu olsun! Elbet bir gün hayal ettiğinden daha iyi bir hayatı olacak!


