DOMİNO
En önemli ödeme aracı olan para,Lidyalılar keşfettiğinden beri yerini sağlamlaştırarak önemini koruyor.Adı ister türk lirası,ister dolar,ister euro olsun eğer elinizde ödeme aracınız varsa hayatınızı idame ettirmeniz daha kolay oluyor.
Bugünlerde kime dokunsak bin ah işitiyoruz! Herkes ekonomik sıkıntılarından ve endişelerinden bahsediyor. Yaşadığımız ülkede ekonomi bitmiş, paramızın değeri durduğu yerde eriyor. Mal mülk sahibi olmayı bırakın, insanlar zorunlu ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale gelmiş. İkinci el araç piyasası, konut fiyatları, döviz,altın fiyatları kanat takmış uçuyor. Çok zor günlerden geçiyoruz. Kurumsal firmalar bile personellerinde azalmaya gitti. Tarım olmadığından samanı bile dışarıdan ithal ediyoruz. Yunanistan’dan pamuk ithal ediyoruz. Ekmek fiyatından tutun da benzine,gıda maddesinden kullanılan elektiriğin faturasına kadar adım atsak para olmuş. Her şeye de vergi ödüyoruz zaten. Bir araba alırken bir araba parası da dsevletimize veriyoruz. Ev alırken tapu harcı veriyoruz devletimize. Hatta yediğimiz içtiğimiz her şey için de vergi ödüyoruz.Ekonomi o kadar vahim bir halde ki,ülkede üretim olmadığından devlet ancak vergilerle dönderiyor çarkları. Tabi biraz da turizm gelirleriyle.
Sanayisi tarımı ve teknolojisi gelişmiş ülkeler her türlü krizden sağ çıkabiliyor.Son dönemde dünya ülkelerine baktığımızda da pandemide vatandaşına en çok desteği bu güçlü ülkelerin verdiğini görüyoruz. Bizim ülkemizde gençlerin de hayali böyle ülkelere bir an evvel gitmek. Gidip refah seviyesi yüksek,özgür bir hayat yaşamak istiyorlar. Kocaeli de intihar eden 18 yaşındaki Furkan Celep in bıraktığı notta;”bir ev bir araba için yıllarca çalışmak istemiyorum. Yaşamak için bir sebebim yok “ cümleleri dikkatinizi çekti mi? Temelden sarsıldı aslında bir seyler ve her şey domino taşı gibi birbirini etkiliyor. İnsanlar ilkokuldan başlayarak sadece para kazanmak için yetişiyor artık. Popüler olmak,kolay yoldan para kazanmak için. Meslek liseleri talep görmüyor. Köy enstitüleri açık kalsa çok daha başka bir ülke olabilirdik. Çiftçi desteklense,sanayi daha da gelişmiş olsa,yolları söküp sil baştan yapmak yerine eğitime önem verilse,adalete güven olsa,kadın erkek eşitliği lafta kalmasa,ülkemizin dışarıya karşı itibarı yükselirdi. Böylece yatırımcılar daha çok yatırım yapar,ülkemizde üretim artar,hem kendi ihtiyacımızı karşılar hem de ihracatımızı artırırdık. Gençler kaçmak yerine kalıp ülkemiz için iyi şeyler yapmanın hayalini kurardı. Ekonomik sıkıntılar yüzünden kimse intihar etmez,paramız yabancı paralar karşısında erimezdi.Dışarıdaki her olaydan etkilenmezdi ekonomimiz. Dış borçlarımız biter,kişi başı gelirimiz artardı. Paramız daha çok olurdu. Ama paradan çok üşlede huzur ve mutluluk olurdu. Bakın domino taşı gibi. İlk taşın adı eğitim. Son taşın adı kişi başına düşen milli gelir.
