Yazı Detayı
16 Ekim 2021 - Cumartesi 11:01 Bu yazı 335 kez okundu
 
ÇEVREYE KARŞI DOST MUYUZ?
Enis Turgut
; enisturgut@outlook.com.tr
 
 

Yaşam mücadelesi verdiğimiz ekosistemde, etkileşim halinde olduğumuz; fiziken temas edip biyolojik anlamda havasını soluduğumuz, sosyal ve kültürel bir alandır, çevre.

Canlı popülasyonunda herkesi ilgilendiren en önemli faktör, soluduğumuz havadaki oksijendir. Havada bulunan zerreciklerin oksijen bakımından zengin yada fakir oluşu, yaşam kalitemizdeki kriterleri tetiklemekte ve gelişim sürecimizi de doğrudan etkilemektedir.

Akciğerlere soluk borusuyla taşınan nefesteki oksijen yoğunluğunun, vücuttaki her bir hücre için ciddi önem arz ettiği bilimsel bir gerçektir. Öyle ki belirli bir süre solunum sıkıntısı çekilen ani durumlarda beyinde yaşanan oksijensizlik neticesinde; koma, felçlik hatta ölümle sonuçlanan bir süreç yaşanması kaçınılmaz bir sondur. Bu durumun, oksijenin önemini anlamamıza yeteceği kanaatindeyim.

Malumunuz üzere oksijeni doğaya kazandıran temel varlık, bitkilerdeki yeşil yapraklardır. Ve bu yeşil yapraklı bitkilerimiz her geçen gün kan kaybediyor! En bariz örneğini geçtiğimiz yaz aylarında canlı canlı temaşa ettik maalesef. Yaklaşık 178.000 hektar alan kül olmuş durumda. (Kaynak: www.greenpeace.org)

Tabi yanan sadece bitkiler değildi: Orman ekosistemi içerisinde yaşayan birçok canlı türü de bu süreçte yaşamını yitirdi.

Ekosistem piramidinde; doğal tabiata verilecek ilk zarar bitkilerden geçmekte ve üretici sınıf olarak adlandırılan 1. basamakta oluşacak hasarın, piramidin diğer basamaklarını da olumsuz etkileyeceği hususunu göz ardı etmemek gerekir.

***

Giderek artan nüfus yoğunluğu, beraberinde çevresel problemlerin de doğru orantılı olarak artışına sebep olmaktadır. Doğanın, yeterince cömert olduğu döngüde insanın aynı hassasiyeti göstermekten uzak tavır sergilemesi bu sebebin en büyük sorunsalı olarak karşımıza çıkıyor.

Temelinde bilinçsiz, duyarsız ve eğitimsizlik yatan; çevreyi aktif bir şekilde kullanıp çevre temizliği noktasında hassasiyet duygusu gelişmemişlerin oluşturduğu kirli(!) düzende; gün geçtikçe piramide, maalesef, yeni üyeler eklenmekte!

Var olma gayesi, günü kurtarmaktan ibaret olan bu güruh, ‘banane(cilik)’ mantığıyla hareket ederek pozitif yaşam sürme gayreti içerisinde hayatlarını idame etmek isteyenlere negatif enerji yükleyerek kalite standardını düşürmekte ve sosyo-psikolojiyi de derinden etkilemektedir.

Konu başlığında da ifade ettiğim gibi: Çevre dostu muyuz?

Dostluğu sadece, çevremizde yaşam belirtisi gösteren, nefes alıp verebilen canlılarla olan münasebetlerimizde aramamamız gerek. İçtiğimiz su, ekip biçtiğimiz toprak, vakit geçirdiğimiz hayvanlar, denizler, ormanlar ve tabi ki teneffüs ettiğimiz hava. Her biri, bizlerin refahı için -karşılık beklemeksizin- var olan muhteşem varlıklar.

***

Peki biz bu ‘muhteşem varlıklar’ a nasıl sahip çıkıyoruz?

Hafta sonları kafa dağıtmak, keyif almak için gittiğimiz ormanlık alanlarda yaptığımız pikniklerde, serinlemek ve yüzmek için gittiğimiz sahillerde, vücudumuzun kabul ettiklerini yiyip fazlalıkları -tabiri caizse- doğanın yemesi için ulu orta bırakmamız nedendir?

Atıklarımızı çöp kutusuna bile atmaktan bizi aciz bırakan vurdumduymazlığın sebebi nedir? Atık toplama işini belediyelerin asli görevi olarak görüp tabiata verilen zararın yüzlerce yılda telafi edileceği hakikatini neden görmezden geliriz?

İçtikten sonra doğaya attığımız cam şişelerin, küresel ısınma nedeniyle artış gösteren sıcaklığa bağlı olarak, güneş ışınları karşısında bir mercek görevi gördüğü gerçeğini yine geçtiğimiz yaz aylarında acı bir şekilde yaşadık.

Kendi elimizle kirlettiğimiz yaşam alanımız can çekişiyor maalesef.

Fabrika bacalarından tüten filtresiz gazlar, trafikte kullandığımız araçlarımızın egzoz gazları, evimizde ısınmada kullandığımız yakacak malzemeleri, tatlı sularımız ve denizlerimize bıraktığımız atıklar, doğaya attıklarımız… Bütün bunlar, bizim çevreye karşı gösterdiğimiz hassasiyetin parametreleridir.

***

Şimdi sorumuzun cevabına gelelim…

Eğer ki;

Evimizde kullandığımız 1 litre atık yağın lavabolara dökülmesi ile 1 milyon lt suyun kirleneceğini bilip, kullanılmış yağı atık yağ kutusunda saklıyor ve ilgili kişilere teslim diyorsak,

Fabrikaların bacasına filtre takıp ÇED raporuna uyuyorsak,

Kaliteli araç yakıtı kullanıyor ve evlerimizde standartlara uygun ısınma malzemeleri kullanıyorsak,

Araçlarımızın egzoz gazı emisyon ölçümünü zamanında yaptırıyorsak,

Atıklarımızı cam, plastik, kağıt, pil vs. şeklinde ayırıp geri dönüşüme kazandırma konusunda hassas isek,

Doğal kaynaklarımızı ölçülü kullanıyorsak,

Yerlere çöp atmıyor ve çöpü atacağımız kutuya kadar elimizde taşıyorsak,

Aracımızla hareket halinde iken karayoluna atıklarımızı atmıyorsak,

Doğaya çöp atılmaması konusunda çocuklarımıza örnek oluyorsak,

Tatlı su ve denizlerimize atıklarımızı atmıyorsak,

Müzik dinlerken, düğün yaparken sesin şiddetine dikkat edip gece geç saatlere kadar devam etmiyorsak,

Suyu tüketirken israf etmiyorsak,

Binamıza -imkan dahilinde- ısı yalıtımı yaptırabiliyorsak,

Trafikte; bireysel araç kullanımı yerine toplu taşımayı kullanıyorsak (pandemi süresince göz ardı edilebilir),

Çevre kirliliği ile ilgili gördüğümüz sorunu, vakit kaybetmeksizin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinin ALO 181 nolu hattına bildiriyorsak,

Evet biz çevre dostuyuz.

Aksi halde bunlardan hiçbirisini yerine getirmeyip keyfi davranan kişiler ise maalesef çevre düşmanı olarak karşımıza çıkıyor.

Ülke olarak; yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılması konusunda vatandaşı teşvik ediyor ve küresel ısınma konusunda sözde değil özde önlemler alınıyorsa, ülke olarak da çevre dostu ülke diyebiliriz.

Yarınımızı, bugünkü keyfimize kurban etmeyelim.

Bugün karşımıza çıkan her olumsuzluğun yarın çığ gibi büyüyerek bizi ezip geçme tehlikesini hatırdan çıkarmayalım lütfen.

Paul Ehrlich ‘in şu güzel sözünü hatırlatmadan geçemeyeceğim: ‘Doğa insan olmadan da yaşar; ama insan doğa yok olduktan sonra yaşayamaz.’

Sağlıcakla kalın…

 
Etiketler: ÇEVREYE, KARŞI, DOST, MUYUZ?,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
36
29
0
3
11
14
2
Konyaspor
26
23
2
5
7
14
3
Hatayspor
26
23
4
2
8
14
4
Fenerbahçe
24
20
4
3
7
14
5
Alanyaspor
24
20
4
3
7
14
6
Fatih Karagümrük
22
21
4
4
6
14
7
Başakşehir FK
22
20
6
1
7
14
8
Galatasaray
22
19
4
4
6
14
9
Beşiktaş
20
21
6
2
6
14
10
Adana Demirspor
20
20
4
5
5
14
11
Antalyaspor
18
18
6
3
5
14
12
Gaziantep FK
18
17
6
3
5
14
13
Altay
17
18
7
2
5
14
14
Sivasspor
16
20
4
7
3
14
15
Kayserispor
16
18
6
4
4
14
16
Giresunspor
16
12
6
4
4
14
17
Yeni Malatyaspor
13
12
9
1
4
14
18
Göztepe
11
13
7
5
2
14
19
Kasımpaşa
10
13
8
4
2
14
20
Çaykur Rizespor
10
12
10
1
3
14
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı