Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Tarih: 04.03.2026 14:22

NARSİST BİR EŞLE YAŞAMAK: GÖRÜNMEZ ZİNCİRLER VE DUYGUSAL LABİRENT

Facebook Twitter Linked-in

Psikoterapist Mehmet ULUBEY "Seni seviyorum ama her şey neden benim suçum?" Eğer bu cümle zihninizde yankılanıyorsa, muhtemelen fiziksel bir hapishanede değil, duvarları manipülasyonla örülmüş duygusal bir labirentin içindesiniz demektir. 

Bugün dünya genelinde ve ülkemizde evlilikleri içten içe kemiren, görünmez bir pandemiyle karşı karşıyayız: Narsistik istismar. Narsist bir eşle yaşamak, sürekli fırtınalı bir denizde, pusulası bozuk bir gemiyi yüzdürmeye benzer. Ne kadar çabalarsanız çabalayın, kıyıya asla ulaşamazsınız; çünkü kıyı, eşinizin o anki keyfine göre sürekli yer değiştirir. "Mükemmel" Başlayan O Sessiz İstila Narsist bireyler ilişkiye genellikle "bulutların üzerinde" bir başlangıçla girerler. Size kendinizi dünyanın en değerli insanı gibi hissettirirler. Ancak bu "altın çağ", yerini yavaş yavaş eleştiriye, küçümsemeye ve suçluluk duygusuna bırakır. 

Bir bakarsınız ki; eskiden özgüveni yüksek olan o insan gitmiş, yerine her adımını "Acaba kızar mı?" diye düşünerek atan, kendi gerçekliğinden şüphe eden biri gelmiş. Biz buna psikolojide "Gaslighting" diyoruz; yani sizin aklınızla, hafızanızla ve duygularınızla oynanması. Görünmez Zincirler: Neden Gidilemez? Dışarıdan bakanlar için çözüm basittir: "Neden çekiyorsun, ayrılsana!" Oysa içerideki durum çok daha karmaşıktır. 

Narsist eş, kurbanını önce sosyal çevresinden izole eder, sonra özsaygısını tüketir. Zincirler demirden değildir ama ruhu daha sıkı bağlar. "Ben olmazsam sen bir hiçsin" alt mesajı, kişiyi o toksik döngüye hapseder. Bu noktada yaşanan sadece bir "geçimsizlik" değil, ağır bir ilişki travmasıdır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —